16 Kasım 2009 Pazartesi

Hastaydım hasta


Peri nelerlerde diye sormayın siz hiç, anca girip bir bakın yeni bir yazı yazmışmı diye. Hiç kimse halimi hatrımı sormasın. Çok kırıldım size evet =P. Geçen hafta bu zamanlar hasta olmaya yakındım, hasta olmak için kaşınıyordum adeta. Askılı penyelerle ütü yap yetmez camı aç, dışarda terleyince hırkanı çıkar bir güzel üşü sonra hırkayı tekrar giy,saçını yıka kurutmadan uyu, ertesi günede her yerin ağrısın yataktan kalkama, 3 gün yatağa yapış. Evet ben kaşındım, kolay kolay hasta olmam dedim ama oldum. Fena üşütmüştüm ama şimdi iyiyim. Sadece öksürük kaldı oda yakında geçer diye umuyorum.

Bu hastalık olayı olunca tabi şu detoks işi de yalan oldu. Geçen hafta yapıp bitiricektim ne güzel ama bu haftaya kaldı. Dün akşam yaptım o lahana çorbasını pişerken tadına baktım güzeldi beğendim hatta kendi kendime insanlar buna neden iğrenç fln diyorlar diyede geçirdim ama bugün 3. öğünü sonunda kusucam zannettim. İnsanların dediği kadar kötü bir tadı var. Çiğnemeden yutuyorum zaten tanelerini. 1 gün gitti kaldı 2 gün, yani kaldı 6 koca kase daha =/.Detoks bitince kendimi küçük bir çikolata ile öldüllendirmek istiyorum, evet! Sonucuda çok merak ediyorum,bakalım kaç kilo vericem (kilo vermeye çok ihtiycam varmış gibi). Ayrıca plateste süper gidiyor.

Geçen gün balığa yem vericem, yemi atıyorum atıyorum balık gelmiyo. Nerde bu balık derken fanusun içinde olmadığını gördüm.Meğersem balık sen fanustan atla yere orda kuru ve öl. İntihar etmiş balığımız. Sanırım suyunu fazla doldurdum o yüzden oldu. Yeni bir tane daha alıcam ama en kısa zamanda.
Yasemin Mori Nolur nolur nolur'a klip çekmiş -benim daha yeni haberim oldu-. Klip sıradan olmasına karşın güzel evet çok güzel tam tarzı.

Şu Alper Saldıranın oynadığı reklam; çocuk diyor ya "annem çok şanslı kadın", adamda "o bizim şansımız" diyerek karşılık veriyor. İşte hayatınızda böyle düşünen bir sevgilinizin olması dileğimle ;). Öpenzi.

02 Kasım 2009 Pazartesi

Kış geliyor, bağıra çağıra sevmem ki!


Bugün, artık buraya bişeyler karalamalıyım diye düşündüm.Gelişi güzel yazıcam. Şu anda bir sonraki cümlenin ne olacağını bile bilmiyorum.Geçen ay 2 tanecik yazı yazmışım, çok kötü.

Ankaraya kış geldi.Hava çok soğuk,ellerim üşüyor,ellerimi ısıtıcak kimse yok. Ceplerimle idare ediyorum. Kışı sevmiyorum! Eskiden nasl severdim havaların kapalı olmasını fln şimdi onuda sevmiyorum.Sadece sabahları güneş artık gözüme gözüme gelmiyor, o iyiliği var kışın. Ben birde bere eldiven takmasından nefret ederim. Atkıyı yine arada bir takıyorum annemin ısrarı üzerine.

Geçen gün Ankarada yine yağmur yayıyordu. Otobüsten indim yanımda şemsiye olmasına rağmen ıslana ıslana yürüdüm. Ama çok zevkliydi yağmurda ıslanmak, yüzüne yağmur tanelerinin değmesi.Havaya inat yavaş yavaş yürüdüm eve =).Saçlarım sırıl sıklam oldu ve boğazım ertesi gün biraz ağrıdıysada değdi.

Cumartesi akşamı arkadaşlarımla Bilkent Roll House gittik. Skoru söylemek bile istemiyorum. Tahmin ettiğiniz gibi sonuncu oldum evet! =). Mutluyum, gururluyum.







Şu gördüğünüz botları çok beğendim. Ankaraya rocketdoğ'un bu modelleri gelirmi bilmiyorum ama bulursam kaçırmam sanırım. Birde yeni sezon ürünlerinin çoğu neden kısa kollu?!




Elif Şafak-Aşk, Dan Brown-İhanet Noktası, Klaus Peter Wolf-Karma Atağı bitirdim. Karma Atak süper bir kitap mutlaka okuyun.Reenkarnasyon ile ilgili bir roman.

Bana alkış. 2 haftadır plates yapıyorum ciddi bir şekilde ve 1 kilo verdim bile. Şu lahana detoksunu denicem haftaya. 3 gün 3 öğün lahana çorbası içiyorsun. Yanında hiçbirşey yemiyorsun. Sadece aralarda meyveye izin var ve bol su içmen gerek-bol su kısmı benim için zor gibi günde 1 bardak su içerim ve çok susadığım zamanlarda bile su içmeye üşenen bir tipim-. Bu detoksu yapınca bir beden inceliyorsun. Tanıdıklarım denedi ve cidden işe yarıyor. Annemi ikna ettim sonunda yapmak için. Şu anda 52 kiloyum.Yapınca sonucu yine yazarım buraya. Yanlız tadı çok iğrençmiş nasıl içicem bilmiyorum.

Ve şu anda kalbime giden yol Milka Çilekliden geçiyor =).

O zaman Frankie Valli - can't take my eyes of off you. Kocaman kocaman öpenzi =).

08 Ekim 2009 Perşembe

Biraz nefret biraz hüzün


Tttaattaa ben geldim!. Çok boşladım blogumu biliyorum.İçimi dökmeye ihtiyacım var.

1. tatilim kötü geçti 2. tatilde acısını çıkartıcam diyordum ya. Hiç de öyle olmadı hatta 1. tatilimi mumla aradım diyebilirim büyük halam yüzünden. Tartıştık zaten, bende ipleri tamamen kopardım. Pişman mıyım peki? Hiç pişman değilim iyi ki sözlerimi söylemişim iyi ki büyük halamın arkamdan söylediği o sözleri duymuşumda 2 yüzlülüğünü öğrenmişim. Zaten kendisine azıcık bir sevgim vardı onuda yitirdi. Çekemem ben yüzüme gülüpte arkamdan başka türlü lafımı eden insanları. Ona yaptığım bişeyde yoktu aslında tek suçum annemi onun laf söylemelerine karşı savunmam, o bunu çekemedi, annemi hiç kabullenemedi ki zaten.Ben annemin yanında oluncada peri kötü oldu tabi.Olsun ben onun gözünde kötü olayım ama o benden uzak olsun üstelik olabildiğince uzak olsun. Aslında bu kadar kinci bir insanda değilimdir, hep iyi yönden görmeye çalışırım bana denilenleri, olayları ama bana sarf edilen sözlerin ve bu olayın hiç bir iyi yanı yoktu. Hayatımda ki kiç kimseye bu kadar kin ve nefret dolu olmadım ben; bu duyguyu halamla yaşıyorum.

Tatilde - tabi tatil denirse- kitaplarımı bitirdim sonra dayanamayıp -aslında çok da kararsız kalmıştım- Elif Şafağın Aşk kitabını aldım ama daha başlamadım okumaya. Ayrıca Dan Brown'un özellikle Melekler ve Şeytanlar kitabını öneririm.

Şu Karanlıktakiler filmine giden var mı? Herkes farklı bir yorum yapıyor film hakkında. İzlenmeye değer mi değmez mi anlamadım. Fikileriniz neler?

Geçen haftasonum çok güzel geçti hatta uzun zamandır bu kadar güzel eğlenip güldüğümü hatırlamıyorum. Teyzemlerle eniştemlerle ve kuzenlerimle birlikte çok güzel bir haftasonu geçirdim.2 aya yakın onlarıda görmüyordum. Ayrıca kardeşim için sürpriz doğum günü planı içerisindeyiz =).

Sizi hiçe sayan ve bırakıp giden birini özlemek ne kadar mantıklıdır sizce? Düşüncen boşver diye çığlık atarken kalbin öyle demez. Kalple beyin bir anlaşsaydı zaten daha güzel olurdu.

Bu arada en yakın arkadaşım kafa dengim Emre'de üniversite için Kıbrısa gitti. Ben şimdi kime diyeceğim hadi gel şunu yapalım hadi gel şuraya gidelim diye, böhüü ağlarım. Tatil çabucak gelsin.

Ve siz siz olun sinsilerle arkadaşlık yapmayın tamam mı?

O zaman Lily Allen-Fuck you! Öpenzi. Laf aramızda yazımda çok tırt oldu sanki yaa. Beğenmedim ben bir daha ki yazım böyle olmamalı.

18 Eylül 2009 Cuma

Peri'ye 2. tatil yolu gözükmüş.

Tatile gider bu peri yeniden. 1. tatilimin acısını çıkaracağımdan eminim. Üstelik bu sefer sadece Didimle kalmayıp Bodrum ve Kuşadası'na da gitmeyi düşünüyoruz. Ayın 28inde lanet Ankara'dayım ama yine. Şu bir hafta geçmese ne güzel olur aslında. Fırsat bulursam yazarım tatildeyken.


Ben dün bir şey yaptım ama doğrumu yaptım yanlış mı bilmiyorum. Sonucu olumlu olursa çok mutlu olacağım. Bakalım beklemedeyiz daha.


Empatiyi bitirdim. Bitmesin diye yavaş yavaş okuduğum nadir kitaplardan bir tanesi. Şimdi ise Dan Brown'dan Da Vinci Şifresini aldım onu okuyorum. Sonrasında Melekler ve Şeytanlar var. Dan'ın kitaplarını ilk defa okuyorum o yüzden biraz çekinerek aldım. Aslında Elif Şafağın Aşk kitabını alacaktım kararsız kaldım. Hakan Günday'ın kitapları da gözüme takıldı aslında. Elimdekiler bitince sanırım onları alırım.


Şu yazıyı yazana kadarda canım çıktı ayrıca. Nedir bu bloggerin sorunu yazdıklarımı kayd etmiyor. Başkalarının bloglarını açmıyor. Sinirlendim.


FF adresimi aldım alalı Twitter'in fazla popülerliği kalmadı gibi. Ne yazacaksam FFye yazıyorum Twitter aklıma bile gelmiyor.


Ben daha bavulumu hazırlamadım, tembelim evet! Neyse şimdi gitmem lazım. Umarım güzel haberlerle dönerim =). Beni unutmayın, sizin içinde yüzerim, içerim, gezerim =). Öpenzi.




13 Eylül 2009 Pazar

"Yağmur" çiseliyor.


* Dün gece saat 4ten sonra Volkan ile öyle bir muhabbet etmişiz ki sabah saat 6 buçuğa kadar konudan konuya atlaya atlaya yazıştık. =). Gülmekten yanaklarım acıdı gerçekten. Kendiside yazışmamızın bir kısmını Buraya koymuş.Koyduğu kısım yazışmanın en hafifi gerçekten hatta diğer konularımızın yanında hiç bişey de denilebilir. Asıl konulacak yazışmaları koymamış Volkan (-bknz: filmimiz-dişteki kurt-japon gözlü peri-) hıh! Bende de yok ki yedeği koyayım :/. Nese onunla idare edin artık.

* Asıl konumuza dönelim bu kadar gırgırdan sonra. Yağmur ile barıştık.Geçenlerde mail atmış. İlk önce cevap yazmadım sonra derdini anlamak için karşılık verdim mailine. Neden yalan söylediğini sordum. Kız arkadaşı yüzündenmiş. Fazla inanmadım anlattığı hikayeye ama barıştım sonuçta. Güven var mı peki bende? Zerre kadar yok. Oda bunun farkında. Güvenini kazanmak için elimden geleni yaparım, seni kaybetmek istemem, fikirlerine düşüncelerine ihtiyacım var dedi. Peki dedim bende.
Konuşuyorum ama tabi buna konuşmak denirse. Geçenlerde Bjk-Gs maçından dolayı muhabbet açayım kızdırayım dedim-barıştığımızdan beri ilk defa konu açtım-. Daha Bjk-Gs maçı ne zaman dedikten hemen sonra; kimle gidiceksin nerde izliceksin sen futbolla ilgilenmezdin,izleyeceğin çocuk senden mi hoşlanıyor bilmem ne bir sürü senaryo yazdı iki dakikada, konuşmama izin vermeden. Maşallah hayal dünyan çok geniş dedim. Konuşmaya çalışsamda konuşulmuyor görüldüğü gibi, sinirlendim ve kapadım msnyi. Sonra neden böylesin neden konuşmuyorsun. E sen dön bir kendine bak sonra bana sor di mi ama? Sonuçta eskisi gibi değilim ona karşı olamam da zaten benimde yapım bu. Bundan sonra merhaba merhaba bu kadar.

* Empatiyi bitirmek üzereyim son 17. sayfasındayım. Var mı kitap önerisi olan? Aslında Elif Şafağın Aşk kitabını almayı düşünüyorum ama kararsızım konusundan dolayı.

* Bu arada GS taraftarı olarak bütün BJK taraftarlarına geçmiş olsun efendim =).

* Ankara'da yağmur yağıyor iki gündür. Ne güzel. Özlemişim. Öpenzi.

07 Eylül 2009 Pazartesi

Nutellaya boğun beni!

* Bugün rüyamda saçma saçma şeyler gördüm. Herkes beni öldürme çabası içindeydi.İlk önce Gölge'yi gördüm.Yolculuğa çıkıyoruz, yolculuğun sonunda beni öldüreceğini biliyorum ama neden öleceğimi bilmiyorum. Yanından kaçıp gitmekte istemiyorum.Rüya boyunca yolculuk bitmedi. Sonra bir tane daha rüya gördüm bu seferde uzun saçlı uzun suratlı şapkalı tanımadığım bir kişi gece yolda beni görünce yolunu değiştirip yanıma geliyor.Elindeki bıçağı fark ediyorum kaçmak istiyorum ama kaçamıyorum.Oğlan yanıma gelip senden bişey almak için seni öldürmem lazım ama önce arkadaşlarınıda bulmasını diyor. Sonra kaldırıma oturtuyorum, benim karşıma geçip elindeki bıçakla oynamaya başlıyor. Ben kaçmanın yolunu düşünürken nasıl korkuyorum ama anlatamam.Sonra telefon çaldı ve ben uyandım.Bu rüyaları görmemde okuduğum kitapların etkisi olduğunu düşünemkteyim.

* Nutellalarımız marketlere ulaşmış sonunda. Bir mutlu oldum bir mutlu oldum anlatamam =).

* Babam okuduğum kitapları beğenmiyor. Ucubik ucubik kitaplar okuyorsun dedi geçen gün bana. Kitap demişken Adam Fawer'den Empati'ye başladım.Güzel.

*Yine bir akşam ordu evinde oturuyoruz. Benim sırtımda yola dönük.Annem birden heyecanla "Aaa bak Peri Kıraç geçiyor"dedi. Pardon diyip fotoğraf çektireceğimi fln sandı herhalde.Benim tepki ise "Eee yani!!". Teoman yanımdan geçip gitse tepkim bu olmazdı tabi.

* Aylar önce bir alışveriş merkezindeyim. 2 tane-herhalde benen 2-3 yaş küçüktürler- oğlan yürüyen merdiveni orada durmuş; biri kolundan çekiyor hadi bin diye diğer kişide binmem ben ona diye ağlamaklı bir sesle cevap veriyor.Sonucu ne olucak diye durdum izledim onları çünkü bir tanesinin ciddi yürüyen merdivene karşı fobisi vardı. Çocuk ama nasıl korkuyor yürüyen merdivenden. En sonunda arkadaşını ikna ettide asansöre doğru gittiler.

* Yazın başlarından arkadaşlarımla 7. caddede buluştuk. Bir yere oturmadan önce turlayalım dediler.O zaman pullandbeara bakalım dedim. Bir tanesi o mağaza burda yok ki dedi. Ben ısrar ettim var diye. 7.caddenin bütün sokaklarını gezdirdim onlara.Göya pullandbearı arıyoruz. Sonradan aklıma geldi pullandbearın 7. caddede açıldığını rüyamda gördüğüm. Aradaşlarımın tepkisini yazmak bile istemiyorum =).

* Can ben yazdım yazımı sıra sende!.

04 Eylül 2009 Cuma

Çalmayın!!



* Şimdi ne kadar konuşsam kızsam azdır inanın azdır. Birisi şu altta yazdığım mimi bir güzel kopyalayıp facebook'ta paylaşmış.Üstelik kaynak göstermeden. Bir yerinide değiştirmiş. Bak bunu okuyacaksın biliyorum bir daha öyle bir şeye kalkışma sakın kalkışma. Altta yazı var, bloğun altında sen onu okudun mu? Okumadaysan oku tamam mı. Bil ki beni çok kızdırdın. Bir daha aynı şey tekrarlansın tepkim bu kadar hafif olmaz!! Madem paylaşıyorsun bari kaynak göster sersem. Normal bir yazım olmasa da -mim olsa bile- bunu yapmaya hakkın yok tamam mı. Sonuçta o mimi yazan benim. Saygılı ol birazcık!!


* Şu Shakespeare Sırrı kıitabı çok yavaş gidiyor. Hemde polisiye kitabı olmasına karşın. Tavsiye etmem almayın, ben sonunu getirmek için zoruluyorum kendimi. Bildiğin zorluyorum yani.


* Ankara'da Nutella krizi var inanın var. Hangi markete gidersem gideyim yok yok yok!! En sonunda dayanamadım sordum marketin birindeki görevliye " Gümrükte problem çıkmış o yüzden hiç bir yere dağıtımı yok"dedi. Benim gibi arayıp da bulamıyorsanız nedeni buymuş efendim.

* Didime gideceğim günü iple çekiyorum. Yine sıkıldım Ankaradan ben. Yapacak hiç bir şey yok cidden yok çok sıkıcı bir şehir ya!

* İnsanlar oruçken sigaraya hasret kalırlar ya akşam olsada içsem derler hani heh işte aynı şeyi ben rocco şeker için diyorum.Birde onun narlı çileklisi neden marketlerde bulunmuyo da büfelerde fln bulunyor anlamış değilim.




* Yanda gördüğünüz t-shirtü Boynerden aldım hemde evdeki herkese =) Hatta aile dostumuz Erol amcaya bile aldım hediye olarak,içimden geldi. Yanlız kendime aldığım bir beden büyük içine 2 tane peri girer yani, bedeni kalmamıştı ama ne yapayım.


* Bu aralar Yasemin Mori'ye takıldım yine sabahtan akşama onu dinliyorum. Nolur Nolur Nolurrrr!! =).

* Gecenin 2sinden sonra her saat başı gizli numaradan arandınız mı hiç? Ben dün gece aranmışım. Aranmışım diyorum çünkü öğlen baktım telefonuma. Sanırım gizli numaradan aramalara kapatacağım telefon numaramı. Arayan arayabilsin bakalım bundan sonra.

* Siz bu satırları okurken ben arkadaşlarımla bahçelide olacağım :P. Öpenzi.

01 Eylül 2009 Salı

Teoman(mim)


Can'dan hoşuma gidipte 1 hafta öncesinden aldığım mimi nihayet yazdım bu akşam =) Konu ise sorulara seçtiğin şarkıcının şarkı sözleri ile cevap veriyorsun.

artistini sec: Teoman

erkek ya da kadın: Kadınım

kendini tanıt: Kaçtım koşar gibi içimdeki senden

kendini nasıl hissediyorsun: Sıyrıldım rollerimden mutluyum çünkü artık yokum bugün.

şuan yasadigin yeri tanimla: Kayıp bir bavul gibiyim havaalanında.

herhangi bir yere gitmek isteseydin nereye giderdin: Sen bana ben sana komşu evlerde

favori ulasım seklin: Geldim sevgili arabam düldül, yalnızız yine

en iyi arkadasın: Bazen bir içki şişesi yaşam destek ünitesi

hava nasıl: hava ayaz mı ayaz ellerim ceplerimde

gunun favori zamanı: Hani o güneşin batışı

eger hayatın bir tv showu olsaydı adı ne olurdu: Rüzgar gülü

hayat senin icin nedir: Tek başına dans ederken mutsuzluktan sarhoşmuş.

korkun: Sevmekten, kaybetmekten korkarmış

verecegin en iyi tavsiye nedir: Kelimeler acıtır canımızı bilmeden

gunun dusuncesi/sozu: Bir gün nehir yataklarına dolarsam korkarım suyumun çoğu senden yana akacak

nasıl olmek isterdin: Şimdi ölmek istemem kalbine dokunmadan

su anki ruh durumum: Kalbim sızlar yüzüm gizler

sloganın: İster dursun ister dönsün dünya

Mimi isteyen kapsın. Öpenzi.

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Marshmallow kıvamında bir peri.




*2 gündür bir mutluyum bir mutluyum anlatamam okuyucum. Nedenini bende bilmiyorum öylesine işte.Sanki birisi bana uzaktan dokunuyor iyi bir şekilde yani öyle hissediyorum. Gülücük saçıyorum herkese =).

*Can'dan mim aldım. Aslında ben tatildeyken yazmış mimi ama bana paslamamış, benimde çok hoşuma gitti mim benimde adımı yaz dedim. Zorla mimlettim kendimi. Yazıcam en kısa zamanda =).





*Ankarada hangi markete gidersem gidiyim şu şekeri bulamıyordum. Dün buldum ve tam 6 paket aldım hahaha =). Tabi ki hepsini ben yemicem aklınıza öyle bişey gelmesin :P. Yumuşak yumuşak ımmm süper!


* Bugün çok garip rüyalar gördüm. Yok artık olmaz dediğim şeyler oldu. Böyle benle fazla alakası olmayan insanları gördüm. Hala birazcık etkisindeyim. Ama umarım bazıları gerçekleşir =).

*Bugün Göçebeyi bitirdim. Sonunu iyi bağlanmamış bence kitabın. Zaten sonlarına doğru sıkıldım iyice. Yarında Shakespeare Sırrına başlıcam bakalım o nasıl.

* Everybody Lover Irene-Try Try Try FF adresimden http://friendfeed.com/sizofrenperi dinleyebilirsiniz çok güzel bir parça =).

* Ayrıca altta anlattığım ruh haline sebep olan kişi özür diledi. Küs müyüz diye sordu. Tabi ki küs değilim kırgınım sadece ama onuda anlıyorum yapılması gerekeni yaptı daha ne kadar üzülebilirdi ki benim yüzümden.

* Yeni kestirdiğim saçlarım çok yakıştı ama ya. Bu kadarını tahmin etmiyordum. Kısa saça karşı gibi bişeydim. Durup durup aynaya bakıyorum =).

* Balıkesirden Çilek geldi birazdan onunla buluşacağım =). Öpenzi.

27 Ağustos 2009 Perşembe

Bunalımtrak


*Şu anda o kadar kötü durumdayım ki yani sanki artık herşey bitmiş yolun sonundaymışım gibi. Uçurumdan atın beni kurtulayım ben. Ellerimin arasından sürekli bişeyler kayıp gidiyo ve artık benim dayanacak gücüm kalmadı. İnsanlar bazı şeyleri yapıp yapıp anlayışlı olmamı bekliyorlar. Yok tamam mı ben her zaman anlayışlı olamıyorum anladın mı? Bende insanım sonuçta. Anlayışlı olmaktan herşeyi alttan almaktan sıkıldım artık. İnsanlarda beni anlasın o zaman birazcık, çaba göstersinler.Neden hep benden bekliyorlar işte bunu gerçekten anlamıyorum.
Sıkıldım ben artık herşeyden. İnsanları kırmamak için bu kadar çaba göstermekten. Olan bana oluyo nasılsa, benden başka kimsenin canı yanmıyo.

*Son zamanlarda herşey o kadar üst üste geldi ki bugün yaşadıklarım artık son damla oldu bu yüzden sinirlenerek Faceyi kapadım FF yi de kaparım belki hatta bu bloğu bile kapamayı düşünüyorum ama bloğ konusunda kararsız kaldım.

*Başımda ağrıdan çatlamak üzere ilaç da alamıyorum, çıldırmak üzereyim artık.

*Yinede herşeye rağmen ben güçlüyüm eminim ki bunlarıda en kısa zamanda atlatıcam.

* Dünde saçlarımı kestirdim. Kütten biraz daha uzun. Upuzun saçlarım kısaldı ama bu uzun saçımdan daha çok yakıştı bana en azından aynaya bakınca mutlu olacak bişey buluyorum bugün.

* Sakinleşiyorum yavaş yavaş, iyi bişey. Öpenzi.

Dip not: Babam üzgün olduğumu görünce gitmiş böğürtlen almış mutlu etmek için =). Canım benim ya.